>
Koşuyolu Mah. Koşuyolu Cad. 45/1 Kadıköy/İSTANBUL
+902163474040
info@humacetinkaya.av.tr

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu davası), bir mala paylı mülkiyet ile veya elbirliği mülkiyeti ile sahip olan ortaklar/paydaşlar tarafından, ortaklığın sona erdirilmesi ve kişisel mülkiyete geçişi sağlama amacı ile açılan dava türüdür.

Ortaklığın giderilmesi davasına sıklıkla mirasçılar tarafından, terekede yer alan taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi amacı ile başvurulmaktadır.

Mirasbırakan vefat ettiğinde onun mirasçıları, mirasbırakanın terekesinde elbirliği rejimine tabi olacak şekilde ortak olurlar. Birden fazla mirasçının, belirli bir pay olmaksızın, miras kalan bir malın her bir parçasına birlikte malik olması, elbirliği mülkiyetidir. Bunun sonucu şudur; elbirliği mülkiyetinde ortakların hiçbiri, malın üzerinde tek başına tasarrufta bulunamaz. Her bir ortağın mal üzerindeki hakkı, malın tamamına yaygındır. Mal üzerindeki tasarruf ve yönetim işlemleri için, ortakların oy çokluğu ile değil, oybirliği ile karar alması gerekmektedir. Mülkiyet devri, mülkiyeti sınırlı ayni hakla yükleme, taşınmazın bakımı gibi işlemlerin tümü, oybirliğini gerektirmektedir. Bu itibarla, ortakların ortaklık konusu mal üzerinde tek başına işlem yapması ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunması mümkün değildir. Bu durumu mümkün hale getirecek işlem ise, ortaklığın giderilmesidir.

Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte, paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 640

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 642
ortaklığın giderilmesi davası

Ortaklığın giderilmesi davasını kim açabilir?

Ortaklığın giderilmesi davasını, ortaklardan biri yalnız başına açabileceği gibi, birden fazla ortak da açabilir. Dava, belirli koşulların sağlanması halinde, ortaklardan birinin alacaklısı tarafından da açılabilir. Mal üzerinde sınırlı ayni hakkı olanların ise (ipotek gibi) ortaklığın giderilmesi davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davası, diğer tüm ortaklara karşı açılmalıdır. Diğer bir deyişle, ortaklığın giderilmesi davasında tüm ortaklar taraf olmalıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasında usul

Ortaklığın giderilmesinde asıl olan yöntem, aynen taksim yönteminin uygulanmasıdır. Aynen taksim yönteminin uygulanabilir olmadığı hallerde ise, talep ile, ortaklığa ait malın pazarlık veya açık arttırma usulü ile satılmasına ve ortaklığın bu yolla giderilmesine Mahkemece karar verilir. Diğer bir deyişle, satış yolu ile ortaklığın giderilmesi yolu, aynen taksimin mümkün olmadığı hallerde uygulama alanı bulabilmektedir. Buna göre, dava dilekçesinde yalnızca aynen taksim talebinde bulunulmuşsa ve satış talebinde bulunulmamışsa, malın aynen taksimi de mümkün değilse, mahkeme kendiliğinden malın satışına karar veremeyecektir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki, davacının aynen taksim talebine karşılık davalının satış isteminde bulunmasında hiçbir engel yoktur. Bu durumda aynen taksim mümkün değilse, ortaklık malının satışına karar verilir ve ortaklık bu yolla giderilir.

Ortaklığın giderilmesi davası: aynen taksim yoluyla giderilme

Ortaklar, ortaklık malını aralarında yapacakları bir sözleşme ile paylaşabilirler. Ortakların malı paylaşma biçiminde anlaşmaya varamaması halinde açılacak ortaklığın giderilmesi davası ile hakim, malın aynen bölünerek paylaşılmasına karar verir. Aynen paylaşmaya karar verilebilmesi için, ortaklık malının, bölünmesi halinde önemli oranda değer kaybına uğramaması gerekmektedir. Örneğin, ortaklık konusu mal bir arsa ise ve arsa bölündüğünde kullanılamayacak kadar küçük bir alan kalıyorsa, arsanın bölündüğünde değer kaybına uğrayacağı kabul edilir ve bu durumda aynen taksim yöntemi uygulanamaz. Bu durumda eğer davacı dava dilekçesinde veya davalı cevap dilekçesinde talep etmişse, ortaklık konusu malın satışına; aksi halde açılan davanın reddine karar verilir. Taşınmazın aynen taksimi, kat mülkiyeti kurulmasıyla da gerçekleştirilebilir.

YARGITAY 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8590
KARAR NO: 2018/4990

“Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.

Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.

Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise ilgili belediyeden, belediye dışında ise İl İdare Kurulundan bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur.

Belediye Encümeni veya İl İdare Kurullarınca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunması halinde onaylanması gereken ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği, bu konuda paydaşlar aralarında anlaşamazlarsa hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.

Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.

Dava konusu parselin ivaz ilavesiyle de olsa aynen taksimi ve mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişinin krokili raporunda A ile gösterilen yerin yola terkinde tarafların rızası gerekir.

Somut olayda; davalı duruşmada aynen taksim ve yola terk hususunda muvafakatinin olmadığını bildirmiştir. Bu halde yola terk için tüm tarafların rızası bulunmadığından aynen taksim ile paydaşlık giderilemez.

Mahkemece davacının ikinci kademede talebi olan satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

Ortaklığın giderilmesi davası: satış yoluyla giderilme

Ortaklığın giderilmesi davasında aynen taksim yönteminin uygulanması mümkün olmadığında, taraflardan birisi talep ettiği takdirde ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilir. Bu durumda satış, pazarlık suretiyle veya açık arttırma suretiyle yapılır ve satış bedeli ortaklar arasında bölüştürülür.

Satışın, tüm ortakların rızası ile, ortaklar arasında açık arttırma yoluyla yapılması da mümkündür. Genellikle tercih edilen yöntem ise satışın umuma açık olarak açık artırma şeklinde yapılmasıdır.

Taşınmaz üzerinde bir intifa hakkı, ipotek, hacizli alacak bulunuyorsa taşınmaz, bu yüklerle birlikte satılmaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davasında görevli ve yetkili mahkeme

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu